PerfSpot     
Login / Join Now        International







About Friedrich Nietzche



           

               

F.NİETZSCHE

 

“Bilgi için bilgi”-ahlakın kurduğu son kapan:İnsan bir kez daha tümüyle bu kapana kısılıyor.

                Çok az çekerdi bilgi bizi,yolunun üstünde bu denli çok ortadan kaldırılacak utanç olmayaydı.

                İnsan tanrısına en namussuz biçimde davranıyor:Onun günaha girmesine izin vermiyor.

                Yüksek insanı yüksek insan yapan,yüksek duygularının şiddeti değil de süresidir.

                Birçok tavus kuşu kuyruğunu herkesten saklar-buna da gururum der.

                Barış zamanında savaşçı insan kendine saldırır.

                İlkleriyle insan,kendi alışkanlıklarını despotlaştırır ya da haklı kılar ya da onurlandırır,aşağılar,gizler:-aynı ilkelerle iki insan,bir olasılıkla,temelde farklı şeyleri hedef alır.

                Kendini aşağılayan kişi,yine de aşağılayan biri olarak kendine saygı duyuyordur.

                Sevildiğini bilip de,sevmeyen ruh,en dipteki posasını ele verir,-en dipte olanı yukarı çıkar.

                Artık açık kılınmış bir şey bizi ilgilendirmez olur.Ama ne demek istemiştir şu Tanrı “kendini bil” derken, “Kendinle ilgilenmeyi kes,nesnel ol!” mu demek istemiştir?-ya Sokrates?-Ya  “bilimsel insan”?

                Kadınlar büyülemeyi unuttukları ölçüde nefret etmeyi öğrenirler.

                Kadın ve erkekteki aynı duygu yine de tempo olarak farklıdır:Bu yüzden kadın ve erkek asla birbirlerini yanlış anlamaya ara vermezler.

                Kadınların bütün kişisel kurumlarının ardında daima kişisel olmayan hor görme vardır- “kadın” a.-

                Efkarlı,melankolik insanlar diğerlerini daha melankolik yapan şeylerle,nefret ve aşkla hafiflerler.

                Kibirsizlikte insandan nefret yoktur,oysa işte tam bu yüzden de,çok fazla insanı aşağılama vardır.

                Kendimizin önünde,olduğumuzdan daha  basit oluruz:Birlikte olduğumuz insanlardan sıyrılır,huzur buluruz.

                Bir kez karar verildi mi,kulak,en iyi temellendirilmiş karşı çıkışı bile duymaz olur:Güçlü bir karakterin işareti.Böylece ara sıra bönlük isteği.

                Ahlaksal olay yoktur,yalnızca olayların ahlaksal yorumu vardır.

                Suçlu sık sık eylemine eşit değildir,küçültür onu ve ona kara çalar.

                Bomboş olan ruhunuz pek zor incinir,gururumuz zaten incinmişse.

                Kim,inanmaya değil de,görmeye önceden koşullandırıldığını hissediyorsa,ona tüm inananlar,gürültücü ve can sıkıcı gelir:Kendinden uzak tutar onları.

                “Onu kendi yanına mı çekmek istiyorsun?Onun önünde şaşır-“

                Aşk ve nefretin yer almadığı oyunda,kadın orta dereceli bir oyuncudur.

                Hayatımızın büyük dönemleri,içimizdeki kötünün,en iyi olduğunu söyleme yürekliliğini gösterdiğimiz zamanlardır.

Bir duyguyu yenme isteği,eninde sonunda,yalnızca bir başka duygu isteği,daha başka bir duygu isteğidir.

                Hayran olmada bir masumluk var:Kendilerine de bir gün hayran olunabileceği hiç akıllarına gelmemiş olanlarda bulunur.

                Duygusallık sık sık aşkın büyümesini çabuklaştırır böylece kök zayıf kalır ve kolayca sökülüp çıkarılır.

                Övgüden hoşlanmak,bazı insanlar için yalnızca kalp inceliğidir-ve ruh boşluğunun tam zıttıdır.

                Metres hayatı bile çıkar çığrından-evlilikte.

                Öğretmeyi istediğimiz hakikat ne denli soyutsa,o denli saptırırsınız duyuları.

                Şeytan en geniş biçimde görür Tanrıyı,bu yönden,kendini Tanrıdan en uzakta tutar,-bilginin en eski dostu olan şeytan.

                Herkesin ne olduğu,yetenekleri azaldıkça,kendini ortaya koymaya başlar,ne yapabileceğini göstermeyi durdurunca yetenek,püskürtür;bir saklanılacak köşe.

                Karşı cinsler birbirlerini aldatırlar:Temelde yalnızca kendilerini ya da kendi ideallerini,daha hoş söylersek-işte böyle,erkekler huzurlu kadınları sever-ama kadınlar aslen huzursuzdurlar,kedi gibi,ne denli kendilerini huzurlu göstermek için çabalarsalar da.

                İnsan en çok,erdemleri yüzünden cezalandırılır.

                Kim idealine ulaşmayı bilmiyorsa,ideali olamayan insandan dahi kayıtsız daha pervasız yaşar.

                Yalnız duyumlardan gelir,le veren her şey,tüm güvenilirlilik,tüm vicdanlılık,hakikatı ele veren her şey.

                Biri düşünceleri için ebe arar;diğeri de yardım edecek birini;işte böyle oluşur iyi söyleşi.

                İntikamda ve aşkta kadın,erkekten daha barbardır.

                Bilmece gibi kural- “Seni saran çember,parçalanmıyorsa eğer,önce ısırmaya değer.”

                Göbeğimizin altı,insanın neden kendini bir Tanrı yerine koyamadığının sebebidir.

                Boş gururumuz,neyi en iyi yapabiliyorsak,işte onun bizim için en zor şey olduğunun kabulünü ister.Bir çok ahlakın kaynağı.

                Canavarla savaşan kimse,bu savaşında kendisinin bir canavar olmayacağını görmelidir.Bir uçuruma uzun uzun baktığında,uçurum da senin için öyle bakacaktır.

                Yakınındaki iyi bir düşünceye ayartmak,ardından,yakındakinin bu iyi düşüncesine bütün kalbiyle inanmak.Kadınlar kadar kim becerebilir bu işi?-

                Bir çağın kötü bulduğu genellikle önceden iyi bulunmuş olanın zamansız yankısıdır-daha eski idealin atacılığı.

                Aşkta yapılan her şey iyi ve kötünün ötesinde olup biter.

                Karşı çıkma,baştan çıkma,şen güvensizlik,alaycılık sağlık belirtileridir:Tüm koşulsuz olan patalojiye aittir.

                Delilik tek tek insanlarda pek seyrektir,-ama gruplarda,partilerde,halk arasında,çağlarda,kural olarak bulunur.

                İntihar düşüncesi güçlü bir avuntudur:Sayesinde bir tek kabus dolu geceyi geçiştirir insan.

                En güçlü itkimiz,içimizdeki zalim,yalnızca aklımızı değil vicdanımızı da boyunduruk altına alır.

                İnsan,bir başkasına ilettiğinde,artık bilgisini yeterince sevmez olur.

                Şairler yaşantılarına edepsizce davranırlar:Sömürürler onları.

                Hristiyanlık Eros’a içmesi için zehir verdi:-ölmedi ama onunla,rezilliğe dönüştü yalnızca.

                Kendimiz hakkında çok konuşma,kendini gizlemenin bir yolu da olabilir.

                Övgü,yargıdan çok daha can sıkıcıdır.

                İnsan,aşağı gördüğü sürece değil,yalnızca eşit ya da yüksek gördüğünde nefret eder.

                Sonunda insan arzularını sever arzuladıklarını değil.

                Başkalarının boş gururu,bizi,ancak baş gururumuzu incittiğinde incitir.

                Belki kimse hakikate yakışır biçimde hakikati yeterince kovuşturmadı.

                Kurnaz insanın ahmaklıklarına inanılmaz:İnsan hakları için ne büyük kayıp!

                Bir nedene olan iyi inancımızın işareti olan yalanda bir masumluk vardır.

                Daha üstün insanla senli benli olmak çileden çıkarıcıdır,çünkü karşılığı alınamaz.-

                Bana yalan söylemiş olman değil,artık sana inanmamam sarsıyor beni.

                Bütün soylu,yüce gönüllü duygular sıradan yaradılışlara yararsız,bundan ötürü de öncelikle inanılmaz görünür

                Ayak takımı kendi önyargısını sarsılmaz saymakla,amaçlarını,ön yargılarını kendilerindeki en güçlü içgüdü olarak güçlendirmeye kararlı olmasıyla başkalarından ayrılır;bu içgüdü yüzünden şeytana uyup yararsız,amaçsız bir işe kalkışmaz.Onların bilgeliği,özgüveni budur.

                Acı hep nedeni sorar,oysa sevinç kendi kendisinde kalmaya,geriye bakmamaya eğilimlidir.

                Birini üzüntülü gördüğümüzde şimdiye dek yasaklanmış bir fırsattan,onu sahiplenme fırsatından seve seve  yararlanırız.Söz gelimi iyilik etmede ,yardımseverlikte de böyle olur.İnsan,içinde uyanan yeni bir mülk edinme aç gözlülüğünü “sevgi” diye adlandırır;bundan ötürü ona göz kırpan,çağıran bir fetihteki gibi sevinç duyar.

                Gerçek bir erdeminiz varsa,(ama erdeme yönelik bir dürtücük değil) o erdemin kurbanı olursunuz.

                Yaşam:Ölmek isteyeni sürekli kendinden iten demektir.

                Ne zaman birileri nedenler ile niçinlere saldırmağa,onları sorgulamaya başlasa alışkanlıkların ardındaki nedenler ile niçinlere hep yalanlar eklendi.Bütün çağların tutucularının onursuzluğu buradadır.Hepsi yalana yalan katar.

                Biri,bir genci,bilgeye götürüp “Bak,kadınlar baştan çıkarıyor bunu” dedi.Bilge,başını salladı gülümsedi. “Kadınları baştan çıkaran erkeklerdir.Erkekler kadınlardaki bütün kusurları gidermeli,düzeltilmeli.Çünkü kadın imgesini,kendisi için yaratan erkektir.Kadın bu imgeye göre kendini biçimler.

                Yaşam ile bilginin çatışır gibi göründüğü yerde hiçbir zaman gerçek bir kavga olmadı,orada yadsıma ile kuşku delilik sayıldı yalnızca.

                Törellik bireydeki sürü içgüdüsüdür.

                Derin olduklarını bilenler,duru olmaya çalışırlar.Derin görünmek isteyenler,bulanıklık için uğraşırlar.Çünkü kalabalık,dibini görmediği şeyin derin olması gerektiğini düşünür.Bu yüzden suya girmeye ürker,bu yüzden isteksizdir.

                şünceler duygularımızın gölgeleridir-onlar hep duyulardan daha karanlık,daha boş,daha yalın.

                Yalnızca en derin mutluluğun üzüntüsünü bilen,başka bir üzüntü bilmeyen birini,en üst düzeyde müzisyen sayacağım.Gelgelelim,böyle bir müzisyen,şu ana dek ortaya çıkmadı.

                şünür o,demek ki şeyleri olduğundan daha yalın duruma getirmeyi biliyor.

                Bir davayı savunmanın en haince yolu onu bile bile çürük öncüllere dayanarak savunmaktır.

                İnsan ancak yanıtlayabileceği soruları işitir.

                Kahkahanın anlamı:Başkasının acısından sevinç duymak ama içinde bir kötülük olmadan.

                Alkışta hep bir tür gürültü vardır-kendi kendimizi alkışladığımızda bile.

                Sesi pek gür olan birinin incelikleri düşünme becerisi yok gibidir.

                İnsanın sonuçtan önce inandığı nedenler,sonuçtan sonra inandığı nedenlerden farklıdır.

                “Öyle kibar ki!”-Evet,yanında hep Kerberos için bir biskuvi taşır.Herkesin,senin,benim bile bir Kerberos olduğunu düşünecek ölçüde de ürkektir.Onun “kibarlığı” budur.

                Bir tek sevinçsiz kişi,sürekli yılgınlık yaratarak,bütün evin içini karartabilir.Bu evde sevincini yitirmeyen birinin bulunması da bir tansıktır.Mutluluk hiçbir zaman böyle bulaşıcı bir hastalık değildir.Neden acaba?

                İnsanın kendi düşünceleri bile sözcüklerle bütün bütün dile gelmez.

                Bizi bütün kitapların ötesine taşımayan bir kitap neye yarar?

                İnsanın en temel hakikatleri nedir?Olsa olsa onun karşı konmaz yanılgıları.

                Neye inanıyorsun?Her şeyin ağırlığının yeniden belirlenmesi gerektiğine.

                Özgürleşmenin mührü nedir?İnsanın artık kendi kendinden utanmaması.

                Sersemleştirilmektense sağır olmak yeğdir.-Eskiden ünlenmek istenirdi.Artık Pazar çok büyüdüğü için bu yetmiyor,şimdi yaygara koparmak gerek.Bu yüzden en güzel sesler bile sesi çıkmaz olasıya bağırıyor,en iyi mallar çatlak seslerle satılıyor.Artık şarlatanların bağırtısı olmadan,sesler kısılmadan deha yok.

                “Herkes kendisinin en uzağındakidir.” Kendini derinlemesine inceleyenlerin tümü bunu düş kırıklığı içinde öğrenir

                En başta zayıflığın insanı kibarlaştırdığına,insanı böyle kibar,böyle dürüst,böyle karıncayı incitmez,böyle “insanca” kıldığına kuşku yok.

                Ahlak,ta başından beri,dünya üzerinde insanlar konuşup ikna edilegeldikleri süre içinde,baştan çıkarmanın en büyük ustası olduğunu kanıtladı.

          Özgür insan ahlaksızdır,çünkü o her bakımdan geleneğe değil,kendisine bağlı olmak ister.

          En ahlaklı olan kimse,kendini töreye en çok feda eden kimsedir.

          Yollar-İnsanlığı büyük tehlikelere sokan hep sözde "kısa yollar" oldu;daha kısa bir yolun bulunduğu haberinin sevinciyle hep yolundan ayrılıyor-ve yolunu  kaybediyor.

          Düşündürücü-Sadece gelenek olduğu için bir inanca bağlanmak,-bu elbette namussuz olmak,korkak olmak,tembel olmak demektir!-Öyleyse,ahlaklılığın ön koşulu namussuzluk,korkaklık ve tembellik olmuyor mu?

          Ucuz insan-sürekli olarak bir terazinin hassas dengesine ihtiyaç duyar.

          Takdir edilme çabası başkaları üzerinde aşırı derecede üstünlük kurma çabasıdır,isterse bu çok dolaylı,sadece hissedilmiş ve hatta tamamen hayal edilmiş bir çaba olsun.

          Öznenin Bilinmeyen Dünyası-En eski zamanlardan şimdiye değin insanların en zor kavradıkları şey,kendi haklarındaki bilgisizlikleridir!

           Kuşkucunun Sakinleştirilmesi-Ne yaptığını hiç bilmiyorum!Ne yapmam gerektiğini hiç bilmiyorum!-Haklısın,ama yaptırılacağından kuşkun olmasın!İnsanlık bütün zamanlarda etken ile edilgeni karıştırdı.Bu onun sonsuz gramer hatası.

           Özgeciliğin Nedeni.-İnsanlar aşkı genellikle ateşli ve ilahlaştırarak anlatmışlardır,çünkü ondan pek nasiplenememiş ve hiç bir zaman bu besini doya doya yiyememişlerdir.Böylece o,onlar için "ilahi gıda" oldu.

                Ahlak öğretmenlerinin genelde az başarılı olmalarının nedeni,bir seferde çok şey yapmak istemelerinde yatar,yani çok hırslı olmalarında:Herkes için fazlasıyla talimat vermek hevesindeydiler.

                İnsan Kendini Nereden Tanır.-Bir hayvan bir diğerini görür görmez,kafasında kendini onunla ölçer;ve insanlar da vahşi çağlarda öyle yaparlardı.Bundan da anlaşılıyor ki,her insan kendini hemen hemen sadece savunma ve saldırı gücü bakımından tanır.

                Uyuşuk doğalar sadece fanatikleştirmek suretiyle coşturulabilir.

                Asketizm duyusal dürtülerini kurutmak isteyen kimseler için doğru düşünce tarzıdır,çünkü onlar kudurmuş vahşi hayvanlardır.Ama sadece bu kimseler için!

                Kibirlilik özgün görünme korkusudur,yani gurur eksikliğidir.

                Korkaklar.-En kolay katil olanlar,aslında en beceriksiz ve korkak yaratıklardır:Küçük,amaca uygun savunmadan ya da intikamdan anlamazlar,nefretleri,zeka ve akıl yoksunluğundan dolayı,yok etmekten başka bir çözüm tanımaz.

                İnsan şeyleri neden görmez?Kendisi engeller:Şeyleri kendi gizler.

                Aldatılmak.-Eylemde bulunmayı istediğiniz an,kuşkuya kapıyı kapatmak zorundasınız,-demiş bir eylem adamı.-Ve sen bu şekilde aldatılan kişi olmaktan korkmuyor musun?-diye cevap verdi bir dalgın.

                Deri değiştiremeyen yılan ölür.Keza fikirlerini değiştirmeyi engelleyen tinler de ölürler;tin olmaları sona erer.

                Unutulmayın!-Kendimizi yukarılara ne kadar çok çıkarırsak,uçamayanlara o kadar çok görünürürz.

                Ben kişiyi zayıf yapan her şee hayır demeyi öğretiorum,inzanı ezgin ve bitkin kılan her şeye.

                İnsan,sadece o denli derin acı çeker ki,o gülmeyi icad etmeğe mecbur kaldı.En mutsuz ve en melenkolik hayvan,haklı olarak,en şen-şatır olandır.

                Bütün idealler tehlikelidir:Çünkü olgusal olanı itibardan düşürürler ve damgalarlar:Hepsi de  zehirlerdir,ama zaman zaman kullanılan şifa araçları gibi kendilerinden yoksun olunamazlar.

                Hayat,güce yönelik iradedir.

                Sevincin sebebi iradenin tatmini değildir:(Bu en yüzeysel kurama karşı ben özellikle mücadele etmek istiyorum,-o en  yakın şeylerin saçma psikolojik kalpazanlığıdır),tersine iradenin ilerlemek istemesi ve ona engel olana daima tekrar egemen olmasıdır;sevinç hissi düpedüz iradenin tatminsizliğinden,onun hasmı ve direnci olmaksızın yeterli doyuma ulaşamamasından kaynaklanır. “Mutlu insan” sürü idealidir.

                Dünya makul bir tarzda düşünülürse olmaması daha çok istenir,çünkü o hisseden özneye sevinçten çok keder  yükler.Buna benzer gevezelikler bugün karamsarlık diye adlandırılır!

                Hayat sadece bir şeye ilişkin araçtır;o gücün büyüme biçimlerinin aracıdır sadece.

                Biz gerçek yüzünden mahvolmamak için sanata sahibiz.

                İnancın insanı,mümin zorunlu olarak küçük türden bir insandır.Bundan ruhun özgürlüğü,inançsızlık içgüdü olarak büyüklüğün önşartıdır.

                Derin yaralanmışlar Olimpik gülüşe sahiptirler:Kişi neye ihtiyacı varsa sadece ona sahiptir.

               

                                            

               

 

               

                

 

               

               
     
    






Albums
View All


New Album (1)

7/22/2007





Members
View All







Videos: Friedrich Nietzche
View All







Forums
Create New Forum


No Forums Found.




Friedrich Nietzche





Founded: 7/22/2007
Members: 23





Join Group



 







PerfBoard
View Your Posts | Post | View All


7/14 12:12p
!!!
Mithat Bozkurt

7/14 12:11p
!!!
Mithat Bozkurt

7/14 12:08p
!!!
Mithat Bozkurt