PerfSpot Company Logo

Login / Join Now





Albums
View All


van cat (4)

11/21/2008
van cats (1)

11/21/2008
The Turkish Van.. (2)

11/21/2008
New Album (1)

8/30/2007





Members
View All







Videos: KEDİ SEVERLER
View All







Forums
Create New Forum


ForumsTopicsRepliesLast Post

van kedileri
Van Kedisi Turkish Van Cat (The One)Türkiye’de kedilerden bahsederken ilk akla gelen türlerin başında gelir Van kedisi: Cana yakınlığı, beyaz, ipeksi kürkü, aslan yürüyüşü, tilki kuyruğuna benzeyen uzun ve kabarık kuyruğu, değişik göz renkleri ve suya olan düşkünlüğü ile. Van Kedisi, dünya üzerinde melezleşmeyen, saflığını koruyabilmiş canlıların başında gelir. Bu özelliği onu, hem kedi dünyasının hem de diğer canlıların yıldızı haline getirir. Anadolu’ya tam olarak ne zaman ve nasıl geldiği bilinmeyen Van kedileri, diğer canlılarda olduğu gibi bulunduğu bölgenin şartlarına ayak uydurdular. Türkiye’nin en yüksek dağlarının bulunduğu Doğu Anadolu bölgesindeki yüksek sıcaklık farklarına kürkleri sayesinde kolayca ayak uydurabilir Van kedileri. Yılda en az 6 ay karlarla kaplı bu bölgede uzun tüyleriyle kar ve soğuktan korunurken, yazın birden ısınan hava nedeniyle tüylerini dökerek Van Gölü’nün ılıman iklimine uyum sağlarlar. Ancak yaygın olan yanlış bir inanış vardır ki, o da bu kalın kürkü nedeniyle Van kedilerinin üşümediğidir. Halbuki, kediler, kürkleri kalın olmasına rağmen soğuktan etkilenir ve üşürler. Van kedilerinin diğer kedilerden ayrılan ilginç bir özelliği vardır. Bu kediler suyu çok severler ve yüzerler. Eğer suya doğru gidiyorsa, bu zorunluluktan değil, sadece zevktendir. Özellikle ılık ve sığ sularda yüzmeyi seven Van kedileri, evlerde musluktan damlayan sulara pati atar ya da banyoda size eşlik eder. Özellikleri Dobişko Van kedilerinin özelliklerinden biri tüylerindeki iki renkliliktir. Hatta bu iki renklilik karakteristik bir özellik olarak bilinir. Bu farklı renkler kulaklarının çevresinde ve kuyruğunda olmak üzere vücudunun iki farklı bölgesinde bulunur. Çok nadir olarak da vücudunda görülebilir. Van Kedisi'nin postu kalın, tüyleri normal uzunluktadır. Yazın diğer kediler gibi tüy değişimi yaşar ve o dönemde tüyleri azalır. Kışın yeniden eski rengini ve beyaz bir kar topu halini alır. Bu uzun kuyruklarına sahip olmakta bazen zorlanabilirler; öyle ki, başlarını kollarının üzerine koyup, kuyruklarını altlarına alırlar. Van kedileri, diğer türlere oranla biraz daha iricedir. Erkeklerde vücut ağırlığı ortalama 3,5kg, iken dişilerde 2.8kg. olur. Vücutları uzun ve kaslı bir yapıda ve kemikleri iridir. Kocaman, geniş pembe kulaklara sahip Van kedisi. Kulaklarda dibe doğru bir yuvarlaklık göze çarpar. Bazen yavruların iki kulağı arasında bir-iki siyah benek görülebilir. Van kedilerinde sağırlığın yaygın olduğu sanılsa da bu Ankara kedisinin bir özelliğidir. Van kedileri, tek göz ve mavi gözlü kedilerde ancak %2-3 civarında sağırlık vardır. Van kedileri gözleri ve tüyleri nedeniyle Ankara kedisi ile sıkça karıştırılır. Van kedilerinin gözleri her ikisi mavi, her ikisi kehribar veya bir gözü mavi diğer gözü kehribar renkte olmak üzere üç çeşit olabilir. Mavi renk, daima turkuvaz mavisi özelliğinde olurken, kehribar rengi farklı tonlarda görülebilir. Mavi gözlü kedilerde, mavi gözlü kısa, kadife kürklü ve mavi gözlü-uzun ipek kürklü kediler diye ayrılır. Van KedisiVan kedilerinde, yeni doğan yavruların gözleri grimsi renktedir. Yavru kedinin doğumundan 25 gün sonra göz renkleri farklılaşmaya başlar ve 40 gün sonra da göz renkleri netleşir. Van kedileri, her yıl Şubat, Mart ya da Haziran aylarından birinde kızgınlık periyoduna girerler. Bu periyot yaklaşık 10 gün sürer. Kızgınlık döneminde gebe kalırlarsa genellikle o yıl içinde bir daha kızgınlık göstermezler. Gebelik süresi 62 gündür. Gebeliğin birinci ayından sonra karın şişmeye başlar ve bu dönemden itibaren karnını kimseye dokundurtmaz. Van kedisi de diğer kedilerde olduğu gibi gözlerden uzakta doğurmayı sevdiğinden, birinci ayın sonundan itibaren ıssız ve karanlık yer aramaya başlar. Van kedisi bir batında dört yavru doğurur. Van kedisi yavrularında genellikle iki kulak arasında bir - iki siyah nokta olduğu görülür. İki siyah nokta taşıyan yavruların çoğu tek renk gözlü olur. Ve bu siyah noktalar, adeta tek-göz kedilerin mührüdür. Ancak baştaki bu siyah noktalar doğumdan sonra bir iki ay içinde kaybolur. Ve bazen sayıları 8-30 arasında değişen miktarda siyah kıllar olarak kalır. Kediler bir sahipten çok bir mekanı benimserler. Kendi hakimiyetlerini kurdukları alanlarda yabancı bir kedinin barınmasına çoğu zaman imkansızdır. Kedilerin mekan değiştirmekteki inatçılığı, Van kedilerinde fazla görülmez. Kediler, yeni yerlerine alışamıyor veya beğenmiyorsa eski evine dönmeye çalışırlar. Hatta kendi evine dönmeye çalışırken kilometrelerce yol kat etmiş kedileri duymuşsunuzdur. Van kedilerinin farkı, bu yeni yaşama alanlarına 20-30 gün içinde adapte olabilmeleridir. Van kedisi, sevilmekten çok hoşlanır ve kendisine gösterilen sevgiye aynı şekilde karşılık verir. Sevgi istekleri özellikle gebelik döneminde daha artar. Kendisini sevenlerin kucağına çıkıp, okşayan elleri önce hafifçe ısırır sonra yalayarak sevgi gösterisinde bulunur ve mırıldanır. Yemeği verildiğinde yemeden önce minnet göstermek için bacaklara sürünme huyu vardır. Tuvalet ihtiyacını duyduğunda da, kapının önüne giderek miyavlayarak kapının açılmasını ister, eğer kapıyı açan yoksa bunu kendi başına halletmeye karar verir ve kapı koluna uzanıp çekerek kapıyı açar. Van kedileri kendi aralarında ve insanlarla haberleşmek için bir takım sesler çıkarırlar. Çıkarılan bu sesler onların hissi durumları ile ilgilidir. Kedilerin miyavlamaları isteklerine göre çeşitlilik gösterir. Bu miyavlamanın bir kısmı insanlarla olan ilişkileri, bir kısmı yavrularıyla veya erişkinlerde seksüel aktivite ilgili haberleşme şeklidir. İhtiyaçlarına göre çıkardıkları seslerin yüksekliği ve frekansları değişir. Van kedisi sabahleyin sahibiyle karşılaşmasında yüksek sesle miyavlayarak sevincini gösterir. Acıktığında mutfak kapısına doğru giderek, acıktığını belirtecek şekilde miyavlar. Ankara Kedisiyle Farkları Van kedisi diğer türler içinde en çok Ankara kedisi ile çok karıştırılır. Halbuki çok belirgin farklıları vardır iki türün. Bunlardan bazıları: Van kedisinin gözleri badem şeklinde ve kehribar rengindeyken Ankara kedisinin gözleri yuvarlak yapıda ve mavi-sarı renktedir. Van kedisinin yüzü daha yuvarlak, Ankara kedisinin sivridir. Van kedisinin baş ve kuyruk kısmında sarı lekeler bulunur, Ankara kedisi ise genellikle bembeyazdır. Ve Van kedisinin tüyleri Ankara kedisine göre daha kısadır. Bu cins kedi hakkında sizlerde bildikleriniz anlatın katkıda bulunun tartışalım
00N/A

turkish van cats
TURKISH VAN CATS HISTORY Domestic cats have been with us for thousands of years, dating back at least as far as the Egyptians who held cats as sacred. Increased trading between countries and continents has allowed domestic cats to spread throughout the world, and different varieties have evolved to suit their environment and behaviour. During the last few centuries many of these individual species have been diluted by interbreeding, both naturally and under human control, and many of the original breeds have been lost as a result. Fortunately for all of us the Turkish Van Cat has thus far survived this threat, but only barely. It was back in the 16th century that the first Turkish Cats came to Britain, although at the time they were given various names including Russian Longhairs, and French Cats due to the fact that they were imported from France. These cats wore silky white coats and had blue eyes. Today we might call those cats Turkish Angora Cats, a name derived from Ankara, the capital city of Turkey, however the modern day Turkish Angora bears little relation to their erstwhile namesakes. Over the last few centuries the quest for the perfect foreign cat had led to extensive cross-breeding. The Turkish Cat line was mingled with those from Persia, Russia, and elsewhere, and a general preference for the Persian style led to the gradual disappearance of the original Turkish Angora type. By the 20th century the Turkish Cat was unknown in Britain. It was in 1955 that Laura Lushington and Sonia Halliday were travelling through Turkey, and noticed that the cats particularly around the area of Van in Eastern Turkey bore a remarkable resemblance to the traditional Angora type. The most noticeable difference however was that the coat was not pure white, but had auburn head markings and a faintly ringed auburn tail. Laura brought two unrelated cats back to Britain, and when they were mated they produced kittens bearing the same auburn markings. It was at this point that Laura realised that this was a natural breed, and not man-made. She registered the Van prefix and the Turkish Van Cat had since become an established breed. Maps by www.expediamaps.com It is generally assumed that geographic isolation is responsible for the preservation of this unique breed of cat. The most notable feature of the area of Eastern Turkey known as Eastern Anatolia is Lake Van, bounded as it is by the mountains of Suphan in the north, and Nemrut to the west. Biblical Mount Ararat is some 100 miles to the north-east. The area around Van is mountainous and suffers extremes of temperature to which the Turkish Cat has fully adapted, shedding its long hair for a shorter cooler coat in the summer, and with tufts of hair between its pads to protect its paws from the cold in the winter. The dominance of this region by Lake Van lends credence to the reputation bestowed on the cats of being swimming cats. This is not to suggest that all Turkish Van Cats like to swim, but many will do so in shallow warm water, and they love to play with running water too. In Turkey the true Turkish Cat is pure white with one amber eye and one blue eye, although the strong features of these classic cats can also be found in the van patterned variety. The first van patterned cats in Britain were auburn and white with amber eyes, and this became the standard for many years up until the introduction of the dilute form (cream and white) and the different eye colours (blue eyed, and odd eyed). More recently other colour variants of van cats have been accepted at championship level since June 2000, these variants including black, tortie, tortie tabby, and their dilute equivalents. Sadly the white Van Kedi cats have not yet been enjoined to the standard, although its hoped that the coloured offspring that result from matings to Turkish Vans will soon be accepted. Most of the Turkish Vans alive today in Britain can have their origins traced back to the cats brought in by Laura Lushington. The registration requirements of the British Governing Council of the Cat Fancy (GCCF) stipulated that cats of unknown pedigree must show proof of pure breeding for at least four generations, during which they were shown under the Any Other Variety category. However in 1969, at the Kensington Kitten & Neuter Cat Club show, Turkish Vans were shown in Britain in their own class for the first time. Acceptance followed throughout Europe in the following years, and in the 1980's the Turkish Van Cat was also officially recognised in America following a similar rebirth. Today Laura Lushington is President of the Classic Turkish Van Cat Association.
00N/A




KEDİ SEVERLER





Founded: 8/3/2007
Members: 4




Join Group



 







PerfBoard
View Your Posts | Post | View All


No entries found.














Copyright ©2010 PerfSpot.com LLC. All rights reserved.
Mobile | Make PerfSpot your Home Page | About Us | Contact Us | Terms & Conditions | Privacy Policy | Unsubscribe | Safety Concerns and Tips | Articles | Advertise with Us | Suggestions