PerfSpot     
Login / Join Now        International







About STALLONE+BRUCE LEE



 
 
 
27 Kasım 1940 sabahında (Çin takvimine göre Ejder yılı) San Francisco'da doğdu. Annesi Grace ,ona bir Amerikan ismi vermeyi düşünmüyordu.Hastane çalışanlarından biri bu bebeğe Bruce demeye başladı bunun üzerine anneside bu ismi değiştirmeyip Bruce adını verdi.Bundan sonra adı Bruce Lee oldu.Ve bir efsane doğmuş oldu.Aile çok kısa bir süre sonra Hong Kong'a geri döndü.Bruce Hong Kong'da film kariyerine 8 yaşında başladı.
Babasının son filminde yönetmen onu sette gördü ve onun o hali yönetmenin çok hoşuna gitti ve ona bir rol teklif etti.İşte bu Bruce'nin gelecekteki film kariyerinin başlangıcı oldu.Bir sokak kavgasında küçük düşme korkusunu yenebilmek için dövüş sanatları eğitimine başladı.Bir delikanlı olarak sebepsiz yere bir sürü dövüşe katıldı.
Ve Yip Mans Wing Chun(Güzel ilkbahar zamanı) eğitimleriyle efsane bir dövüş sanatçısı oldu. Korkuyla yaşayan sokak dövüşçüsü kalıbından kurtuldu.Zaman geçtikçe Bruce Lee büyüdü ve dövüş sanatlarına olan ilgisi daha da arttı.Genç enerji dolu ve rekabetçiydi. Kısa sürede Wing Chun'un temel kunfu derslerine girmeye başladı.
Çok zeki olduğu içinde bay Yip onu çok sevdi.Ve Wing Chun Kunfusunun bir sürü gizli tekniğini öğretti.Bruce Lee böylelikle Wing Chun Kunfusu'nun ustası haline geldi. Dansa inanılmaz derecede ilgi duyuyordu.14 yaşındayken dans etmenin çok eğlenceli olduğunu keşfetti.Bunun içinde zaten yetenekliydi. Dans etmek isteyenleri geri çevirmezdi.
Dans dengesi ve ayak hareketlerinin çoğu onun daha sonra dövüş stilinde etken olmuştur.En sevdiği dans olan Cha Cha dansında Hong Kong'ta şampiyonu bile seçildi.19 yaşındayken sokak dövüşü ile gittikçe daha ilgili olmaya başladı. Böylece 1959'da ailesi onu liseyi bitirmek üzere Amerika'da arkadaşlarının yanına göndermeye karar verdiler. Seattle'de otururken bir resturanın çatı katında garsonluk yaptığı sürece kalmasına izin verildi.Liseyi bitirip üniversiteye geçti.Washington Üniversitesine girdi ve geceleri restaurantta çalışmaya devam etti.

Birkaç ay sonra bu yaşam tarzının ona göre olmadığını keşfetti.Ve işinden ayrılıp Kung_fu öğretmeye başladı.22 yaşındayken Chinese Kung-Fu(kendini Korumanın Felsefi Sanatı) adlı kitabını yayınladı. 1964'te felsefe üzerine mastarını tamamlamadan Linda Emery adında sarışın hoş bir kızla evlenirdi. Kısa bir süre sonra California'ya taşındılar. 1965 yılında oğulları Brandon Lee doğdu.Bir kaç yıl sonra kızları Shannon doğdu.

Bruce Lee, Ed Parkers'la 1964 yılında ilk uluslararası çıkışını yaptı.Daha sonra Green Hornet adlı bir dizide oynamaya başladı.Bruce bunun kendisi için bir çıkış olacağını düşünürken dizi bir sezon sonra yayından kaldırıldı. Daha sonra James Garner'in oynadığı "Marlowe" adlı filmde küçük bir rol kaptı ve bir kaç bölümünde göründü.

Sakatlandı ama vazgeçmedi
Bu küçük rol kariyeri adına ona hiçbir fayda sağlamadı..Lee ondan sonra dövüş sanatları öğrencileri üzerine tasarlanmış 3 tane Knoons adlı okullardan açmaya karar verdi. İşte burada öğrencilerine gerçek Jeet Kune Do olmayı öğretti. Steve Mrqueen, Karem Abdul Cabbar, James Caburn, Don İnosanto gibi tanınmış öğrencileri oldu. 1970'li yıllarda Hollywood ile Hong Kong arasında mekik dokumaya başladı. İnanılmaz teklifler alıyordu. Bu yıllarda sırtından çok ciddi rahatsızlandı.

Doktorları ona dövüş sanatlarını kesinlikle bırakmasını ve iyileşmesi için yataktan çıkmaması gerektiğini söylediler.Bu Bruce Lee'nin hayatında en kötü dönemlerinden biriydi. 6 ay boyunca sırtüstü yatakta kaldı. Ama beynini çalışmaktan alı koyamıyordu. Bu zaman diliminde Jeet Kune Do Tao adlı kitabı yazmaya başladı.Ama bitiremeden hayata veda etti.Kitabını ölümünden sonra karısı tamamladı.
20 Temmuz 1973'teki Bruce Lee'nin ölümünü çevreleyen koşullar Asya'da bir bilinmezlik fırtınası ve dünyanın her tarafında ölümüne dair bir sürü iddianın gezindiği bir trajedi olarak kaldı. Fiziksel sağlığının insanlar tarafından çok iyi olduğu biliniyordu. Ve ölüm sebebinin doğal sebeblerden olabileceği düşünülüyordu.
Taabii ki kimsenin gelecek felakete dair bir önsezisi yoktu.Betty'inde başrol oynayacağı "Game Of Death" adlı filmini bitirmek için yapımcısı Raymond Chow'la görüşmek üzere Betty'nin dairesine gitmişti.Raymond öğleden sonra akşam tekrar konuşmak üzere onlardan ayrıldı.Başağrısından şikayet eden Bruce, Betty'i herzaman kendisininde kullandığı bir aspirin karışımı olan Equogesic verdi.Ondan sonra Bruce uzanmak üzere yatak odasına gitti.
Raymond akşam niçin gelmediklerini öğrenmek için onları aradığında Betty , Bruce'un uyuya kaldığını söyledi.Raymond Betty'nin dairesine gidip Bruce kaldırmayı çalıştı ama başaramadı. Panik olmaya başladılar.Ve Betty doktor çağırdı.Onu kurtarmak için yapılan birçok başarısız denemeden sonra ambulans çağırıldı.

Küçük ejder Bruce hastaneye gittiğinde ölüydü.Acil müdahalede kalp ve solunuma müdahale edildi..Ama bir hayat belirtisi yoktu. Bruce'nin nasıl öldüğü aslında tartışma konusu oldu.Ölümünün beynindeki tümörden olabileceği söylendi. Bunun doğuştan mı yoksa daha sonra mı ortaya çıktığı meçhuldu ama kafasında her an patlamak üzere olan hasar görmüş bir damarla birlikte de çok vakti yoktu. Hatta ölümünden 2 ay önce bir beyin travması geçirdi. Bruce Lee'nin ölümüyle Hong Kong yasa boğuldu..Binlerce insan sokaklara dökülüp, son yolculuğunda onu yalnız bırakmak istemediler.Kalabalığı durdurmak için polis tarafından barikatlar bile kuruldu..Diğer bir trajedide oğlu Brandon Lee'nin 31 Mart 1993'te Amerika'nın Kuzey Carolina eyaletinde "The Crow" filminin çekimleri sırasında karnından vurularak ölmesidir.
Bruce Lee Amerika'nın Seattle eyaletinde Lake View mezarlığına gömülmüştür..Daha sonra 3 Mart 1993'te Brandon Lee'de babasının yanına gömüldü..Hergün kendisinin ve oğlunun mezarı dünyanın dört bir tarafından gelen insanlar tarafından ziyaret edilir.
 

 
 
                        SYLVESTER STALLONE
 
   
 

Hollywood’un maço aksiyon kahraman geleneğiyle adeta özdeşleşmiş bir aktör olan Sylvester Stallone, Amerikan kültürünün bir parçası haline gelen, şampiyon olmak için gerek ringde gerekse de normal hayatta mücadele eden isimsiz boksör Rocky Balboa ve intikam ateşiyle yanan cesur asker Rambo adlı karakterleri sinema tarihine kazandırdı. Aslında her iki karakter de, cehennemin mutfağında yaşayan fakir bir çocukken Hollywood cennetinin bahçesinde dolaşan bir yıldız haline gelen Stallone’nin kişisel deneyimlerini ve mücadelelerini yansıtıyordu.
1946 yılında Manhattan’ın arka mahallelerinde dünyaya gelen Stallone, söylediğine göre hiç de mutlu bir çocukluk devresi yaşamamış. Asıl adı Sylvester Enzio Stallone olan İtalyan göçmeni aktör, doğumu sırasında çıkan aksiliklerden ötürü yüzünün dil, çene ve dudak kısımlarında kalıcı rahatsızlıklar baş gösterdi. Bu yüzden konuşma bozukluğu, dil düşmesi ve kayan sol göz gibi sorunlar yaşayan Stallone, halen devam eden bu özelliklerinden dolayı ünlü olduktan sonra karikatüristlere epey bir süre malzeme oldu.
Bedenindeki kalıcı rahatsızlıkları gizlemek için sürekli insanlardan kaçmaya çalışan aktör, zamanının çoğunu evde geçiren sessiz ve utangaç bir çocuktu. Kendisine ve kardeşi Frank Stallone’ye bakabilmek için çok çalışmak zorunda olan anne ve babasının sürekli kavga etmesi nedeniyle huzurlu bir aile ortamına da sahip olamayan aktör, bugünlere gelmesini beş yıl boyunca kendisiyle ilgilenen ağabeyine borçlu. Oyunculuğa ilgi duymasını kendisine bakmak isteyen yabancı insanların ilgi ve şefkatine borçlu olduğunu belirten aktör, çocuklarına yeterince ilgi göstermeyen anne ve babasının 1975 yılında ayrılması üzerine babasıyla Maryland’de yaşamaya başladı. Henüz 11 yaşında olmasına rağmen oldukça zor dönemler yaşayan Stallone’yi ileriki on yıl içerisinde çok daha kötü günler beklemektedir. Her ne kadar ilgi çekmemek için elinden geleni yapsa da tam 12 kez okul değiştiren ve de her okulda, sergilediği davranış bozukluklarından dolayı atılmak durumunda kalan aktör, gerek inanılmaz derecedeki kötü notları gerekse de cesur kahraman, yer altı dünyasının şampiyonu gibi fantezileriyle sınıf arkadaşlarından “farklı” damgasını yedi.
15 yaşına geldiğinde annesi ve onun yeni eşi ile birlikte Philadelphia’da yaşamaya başlayan aktör, yeni başladığı Devereaux Lisesi’nde futbol, tartışma ve marangoz işlerinde gösterdiği başarıyla kısa sürede sivrilmeyi başardı. Bu sırada çeşitli okul oyunlarıyla sahneye çıkma fırsatı bulan aktör, mezun olduktan sonra İsviçre Amerikan Koleji’nden atletizm diploması aldı. Bir yandan okuldaki kız atletlerin koçluğunu yaparken diğer yandan da Arthur Miller’ın “ Death of Salesman ” adlı oyununu sahne koyan bir okul yapımında rol aldı. Sahnede edindiği küçük çaplı deneyimleriyle oyunculuğa karşı ilgisi uyanan Stallone, Miami Üniversitesinde drama eğitimi almaya başladı. Ardından 1969 yılında New York’a gitmeye karar verdi.
New York’ta birçok sıradan işte çalışan aktör, düzenli olarak sahne çalışmalarını izlemeye çalıştı. Bu sırada “ Score ” ve “ Rain ” gibi çıplaklığın yoğun olarak kullanıldığı gösterilerde yer aldı. Ardından “ Party at Kitty ” ve “ Studs ” adlı porno filmlerde rol alan Stallone, yüzü ve kalın sesinden ötürü bir türlü sahne ve film yapımcılarının ilgisini çekemedi.
1971 yılında “ Woody Allen’s Bananas ” adlı filmde rol aldıktan sonra aynı yıl içerisinde “ The Godfather ” için teklif alan Stallone, kendine güvenemediği için ayağına gelen rolü geri çevirdi. Oyunculukta beklediği başarıyı yakalayamayan aktör, bir süre için senaryo yazarlığına soyundu. Birkaç senaryosunun yapım aşamasına kadar gelmesi ve 1973 yapımı “ Rebel ”deki performansıyla beğeni toplaması ile cesareti yerine gelen Stallone, 1974 yılında Sasha Czack ile evlendikten sonra oyunculuk kariyeri yapmak için California’ya yerleşti.
İlk küçük çaplı başarısını, senaryosunu kendisinin yazdığı “ Lords of Flatbush ” ( 1974 ) adlı filmdeki oyunculuğuyla yakalayan aktör, bu filmden sonra daha nitelikli rollerde oynamaya başladı. Stallone’nin gerek yapımcıların gerekse de seyircinin dikkatini çekmesini sağlayan film ise “ Rocky ” oldu. Güçlü ve iyi yazılmış bir senaryosu ola film, pek çok yapımcının iştahını kabarttı. Bu durumu fark eden Stallone de, kozunu iyi kullandı ve ancak başrol oynaması ve de kazançtan pay alması koşuluyla senaryonun haklarını satacağını söyledi. Irwin Winkler ve Robert Chartoff’un yapımcılıklarını üstlendiği “ Rocky ” ( 1976 ) adlı filmin baş karakteri olan Rocky Balboa’yı canlandıran aktör, tüm zamanların en iyi filmi seçilen bu filmle dünya çapında üne kavuştu. Stallone, En İyi Film ve En İyi Yönetmen ( John Avildsen ) dallarında Oscar kazanan bu boks filmiyle En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülüne aday gösterildi.
Kendini bir anda Hollywood’un en gözde oyuncuları listesinde bir numarada bulan aktör, yakaladığı bu başarıyı daha sonraki filmleriyle devam ettirmeyi başardı. “ Rocky ” serisinin dört filminin senaryosunu yazan Stallone, “ First Blood ”, “ Rambo: First Blood Part II ” ve “ Rambo III ” olmak üzere üç tane de “ Rambo ” filminin senaryosunu kaleme aldı.
“ Saturday Night Fever ” ve “ Staying Alive ” gibi filmlerin hem senaristliğini hem de yönetmenliğini üstlenen Stallone, 1993 yılında “ Demolition Man ” ve 1995 yılında “ Judge Dredd ” gibi bilim kurgu aksiyon filmlerinde rol aldı. 1997 yapımı “ Copland ”deki karakter oyunculuğuyla oldukça beğeni toplayan aktör, kariyeri boyunca canlandırdığı genel geçer cesur kahraman tiplemelerinden oldukça farklı olarak ilk defa şişman ve ürkek polis şefi gibi sıradan bir insanı oynadı.
Aksiyon filmlerinden sonra şansını “ Stop! Or My Mom Will Shoot ” ( 1992 ) ve “ Oscar ”( 1991 ) gibi komedi filmlerinde denedi. Bu filmlerin seyirciden beklenen ilgiyi görmemesi üzerine gözden düşmeye başlayan aktör, 1998 yılında seslendirme yaptığı “ Antz ” filmiyle tekrar eski günlerine döndü.
İlk eşi Sasha’dan olan oğullarından Sage, oyunculuğa yönelirken Seargeoh, 1982 yılında konulan otistik teşhisiyle ailesine zor günler yaşattı. Bu durumun getirdiği stresten ötürü 1985 yılında evliliğine son veren Stallone, Brigitte Nielson adlı bir mankenle evlendi. 18 ay sonra Nielson’dan ayrılan aktör, 80’li yıllarda tanıştığı Jennifer Flavin adlı mankenle üçüncü kez dünya evine girdi. Flavin ile Sofia adlı bir kız çocuğu dünyaya getiren Stallone, kızının kalbinin delik olduğunun anlaşılmasıyla ikinci kez evlat şoku yaşadı.
 






Albums
View All







Members
View All







Videos: STALLONE+BRUCE LEE
View All







Forums
Create New Forum


ForumsTopicsRepliesLast Post

Bruce lee hakkında görüşleriniz????
arkadaşlar buraya "Bruce lee" hakkındaki görüşleriniz ve düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz
10When: 1/17 1:26p

In: Bruce lee hakkındaki..

By: _Mehmet_ _Yılmaz_

Sylvester Stallone
....
10When: 1/17 1:29p

In: Sylvester Stallone h..

By: _Mehmet_ _Yılmaz_

Sohbet
haydi sohbete.....
10When: 1/17 1:35p

In: Sohbet...

By: _Mehmet_ _Yılmaz_




STALLONE+BRUCE LEE





Founded: 1/17/2008
Members: 274





Join Group



 







PerfBoard
View Your Posts | Post | View All


No entries found.