PerfSpot     
Login / Join Now        International







About VATANSEVERLER



Depacco.com







Albums
View All







Members
View All







Videos: VATANSEVERLER
View All







Forums
Create New Forum


ForumsTopicsRepliesLast Post

Herkes Vatan ını Sevmeli
Evet arkadaşlar insanlar namusları ve şerefleri için yaşarlar. Herkesin bildigi gibi Vatanımız olmzsa bunların hiç biri olmaz. Haydi Vatanımız için elele... Saygılarımla...
129When: 9/09 12:51p

In: Herkes evet vatanını..

By: dost tr

Vatanımızı nereye sürüklüyorlar
Bize bizden başka dost yok. Evet dış güçler her karışı şehit kanlarıyla sulanmış VATAN ımızı nereye götürüyorlar??? El ele verip buna DUR demek boynumuzun borcu...
117When: 7/06 10:40p

In: VATANI NEREYE SÜRÜKL..

By: yaprak ...

TÜRKİYEMİZİ TEHDİT EDEN UNSURLAR NELERDİR ?
Düşüncelerinizi lütfen paylaşınız.
126When: 7/06 12:10a

In: Bütün Dünya

By: mustafa alex

Siyasal yaşamda çelişki
Seçimler öncesi siyasi yapılanmalar ve dikkat edilmesi gereken yaklaşımlar. Sosyo-Ekonomik kültür seviyesine göre değerlendirmek daha anlamlı olur kanısındayım. Farklı yaşayış sergileyen siyasi arenada yaşadıklarımı hatırladığım zaman aradaki uçurumun büyüklüğünü sizlere kısaca anlatmaya çalışayım istiyorum. Büyükşehir, bazı iller, İlçede yaşayanlar ve köyde yaşayan insanlarımız. Hepimiz farklı yaşamlar sergiliyoruz. Bu dengesiz yapıya göre de siyasi yaşama girenler katagorisinde bulunan insanların büyük bir çoğunluğu Sosyo- Ekonomik seviyesi yüksek olanların oluşturduğu bir gerçektir. Toplumsal hiçbir faaliyette bulunamayan, parası sayesinde sadece bağlı bulunduğu partide büyük bir koltuk kapan , kendini beğenmiş, haris insanlar, yaşam savaşı veren ve siyasal yaşamda yer alabilmesi çok zor olan insanları yalanları ile kaosa sokan bu insanlar demokrasiye ve laikliğe , en önemliside Milliyetçi duygularımıza verdikleri zarar bazı kesimlerde görülmesede yakın bir gelecekte görülecek ve bu sandığa yansıyacaktır. Dikkat etmemiz gereken hususlar bizi biz gibi yaşayan ve anlayan siyasi partileri, kurulan tuzakları görmek ve geçmişte yaşadığımız hataları tekrar etmemek gerekmektedir. Paranın ön plana çıktığı bir dünya düşünün neden bilmem ama erişebilecek en zor statüye erişebilmiş zavallı konumunda ki insanlara acıyorum. Hazmedemeyecekleri statüye getirilincede yerlerinde nedense rahat duramıyorlar. Bulundukları konumu kendi kişisel kazanç alanlarına çevirdikleri yetmiyormuş gibi , başkalarının ne kadar kazandıklarını hesaplamaya çalışıp onun kazancını düşünmekten geri kalamıyorlar. Kaybettikleri ise kendi benlikleri oluyor. Yıllarını biriktirmek ve kazanmaya adamış bu zavallı insanlar 2 metre kefenle gideceklerini unutuyorlar. Değer mi? kardeşim çevreni ve kendini üzmeye elindeki olanlarla mutlu olsan diye uyarmak istiyorum. Bu arada uğraştığın insanlarda elleri armut toplamıyor olabilir değil mi? Unuttukları bir şeyde uyuyanı uyandırdıkları ve ummadık taşın baş yaracağı.
11When: 5/26 11:45p

In: Siyasal yaşamda çeli..

By: erdal carpediem

VATANSEVERLER
Vatanseverlik nedir?
19When: 7/24 10:59a

In: Vatan,millet,sakarya..

By: sevgi xxxx

ATA YA SESLENİŞ...
Arkadaşlar buradan ATAmıza seslenelim tüm duygu ve düşüncelerimizi ona buradan anlatalım. ATAMIZ yolunda oldugumuzu kendi agzımızdan duysun... NOT: Hakaret içeren yazılar yazan hakkında yasal işlem yapılacaktır.
113When: 8/10 12:15a

In: BÜYÜK ATATÜRK üm

By: NOT FOUND

abd dostmu dusmanmı
Stratejik düşman,stratejik işbirlikçi ve ABD ile çatışma Bir ‘ortak’ düşünün!.. Stratejik ortağına karşı nerede bir ‘uluslararası tuzak’ varsa, altından hep o çıkıyor!.. Stratejik ortağının ’birlik ve bütünlüğünü’ hedef alan bir terör örgütünü, el altından destekliyor!.. Teröristlerin, denetimi altındaki topraklarda kamplar kurup ‘silahlı eğitim’ yapmalarına göz yumuyor!.. Ordusundan ‘çalınmış gibi’ gösterdiği patlayıcılar ve silahlar, daha sonra terör örgütü tarafından, stratejik ortağın topraklarında düzenlenen ‘bombalı ve silahlı eylemlerde’ ortaya çıkıyor!.. Irak’ın kuzeyinde, stratejik ortağının başına ebediyen bela olacak olan yeni bir ‘terör devletinin’ kurulmasına zemin hazırlıyor!.. Teröre arka çıkan aşiret ağalarını koruyup kolluyor, ‘devlet başkanlığı’ protokolü ile ağırlıyor!.. Teröre karşı mücadele yürüten askerlerin başına ‘çuval’ geçiriyor!.. ‘Sınırötesi’ bir operasyon düzenleme taleplerine karşı çıkıyor, “Sakın ha, yoksa bizi karşınızda bulursunuz” diye çıkışıyor!.. - “O zaman siz bir şeyler yapın, en azından Kandil Dağı’ndaki kampları kapatın” isteklerine, “Barzani ve Talabi ile konuşuyoruz, sizin için bir güzellik yapacaklar” diye cevap veriyor!.. Sabrın taştığını anlayınca, ‘aba altından’ sopa göstermek için sınırda ‘savaş uçakları’ uçuruyor!.. Ama kimse kalkıp da sormuyor: Bu ortak, ‘stratejik’ bir düşman değil de nedir?.. * * * Bir ‘iktidar’ düşünün!.. Bulunduğu konumu, stratejik ortağın verdiği ‘icazete’ borçlu!.. ‘Meşruiyeti’, kendisine oy veren millette değil, ’sınır ötesinde’ arıyor!.. Mensupları, ‘kendi şahsi menfaatlerini’, stratejik ortağın ‘emelleri’ ile tevhid etmiş vaziyetteler!.. ‘Delikten aşağıya süpürülme’ korkusu içerisinde, stratejik ortağın dikte ettiği her talimatı, ‘gözü kapalı’ bir şekilde yerine getiriyorlar!.. ‘Bütün kaleleri’ zaptedilmiş, ‘bütün tersanelerine’girilmiş olan ülkenin, nihayet ‘bütün ordularını’ da dağıtmak için hazır kıta bekleyişe geçtiler!.. İktidarın başındaki kişi, nihai amacı Ortadoğu’da ‘22 devletin sınırlarını’ değiştirmek olan Büyük Ortadoğu Projesi’nin ‘Eşbaşkanlığını’ yapmakla övünüyor!.. İktidara geldiklerinde, ülkedeki terör, neredeyse ’sıfıra’ inmişti!.. ‘Dağılma sürecine’ giren terör örgütünün militanları, dağdan inmek için ‘kuyruğa’ girmişlerdi!.. “Alt kimlik”, “Üst kimlik”, “Türkiyelilik”, “Anayasal vatandaşlık” kavramları ile kafaları bulandırıp, “Kürt sorununu tanıyoruz”, “Diyarbakır BOP’un yıldızı olacak” sözleri ile ayrılık tohumları ekip, terör örgütünün yeniden halk arasında ’taban bulmasını’ sağladılar!.. Ve terör artık, dağdan ‘şehire’ indi!.. Öyle ki gündüz vakti Başkent’in göbeğinde ‘canlı bombalar’ infilak ediyor!.. Ama onlar, ‘millete’ kulak vermek vermek yerine, ‘stratejik ortaktan’ gelecek ışığa bakıyorlar!.. Bu iktidar, ‘stratejik’ bir işbirlikçi değil de nedir?.. * * * Bir ‘ülke’ düşünün!.. ‘Bağımsız’, bölgesindeki ‘en büyük orduya’ sahip ama, yanıbaşındaki bir ’kukla oluşuma’ bile müdahale edemiyor!.. Türkiye ne yazık ki ‘strajetik ortak’ ile ’işbirlikçi iktidar’ arasında sıkışıp kalmış bulunuyor!.. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, “Irak’ın kuzeyine yönelik bir sınırötesi harekatta fayda vardır” diyor!.. İktidarın başı Tayyip Erdoğan ise “Askerden bir talep gelmesi halinde Meclis olarak hemen yasal destek veririz” diye topu taca atıyor!.. Gelinen son nokta, ‘kimin hangi safta durduğunu’ da iyice netleştirdi!.. Bir zamanlar, Türkiye’nin ‘masabaşı’ işgaline zemin hazırlayacak olan 1 Mart tezkeresine destek verip, ‘savaş tamtamları’ çalanlar, şimdi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ‘bağımsız’ bir sınırötesi operasyonu yapmasına karşı çıkıyorlar!.. Neymiş efendim?.. Irak’ın asıl sahibi olan ‘stratejik ortağımız’ Amerika ile karşı karşıya gelebilir mişiz?.. Gelirsek geliriz, ne olmuş yani?.. Nasıl olsa bir gün mutlaka karşı karşıya geleceğiz!.. Türkiye Cumhuriyeti devleti, ‘emperyalizm’ ile karşı karşıya gelme temelleri üzerine kuruldu!.. Geleceği de ‘emperyalizm’ ile nihai hesaplaşma temelleri üzerinde şekillenecektir!..
00N/A

teror orgutune darbe
PKK'YA DARBE Siirt’te 6 güvenlik görevlisinin şehit edilmesinin ardından düzenlenen operasyonlarda 7 terörist silahlarıyla birlikte ölü ele geçirildi. Van’ın Muradiye ilçesinde düzenlenen operasyonda da 3 terörist öldürüldü. Siirt’te 7, Van’da 3 PKK’lı öldürüldü 30 bin askerle başlatılan operasyon hedefine ulaşıyor. Mehmetçik dağı taşı teröristlere dar ediyor Van’ın Muradiye ilçesinde polis ve jandarmayla çatışmaya giren PKK üyesi 3 teröristin ölü olarak ele geçirildiği bildirildi. Edinilen bilgilere göre olay, Muradiye ilçesine bağlı Açıkyol köyü yakınlarında meydana geldi. Durumlarından şüphelenilen 3 teröristi, jandarma komutanlığı ekipleri dağdan, polis ekipleri ise karayolundan etraflarını sararak, teslim çağrısında bulundu. Yapılan çağrıya el bombası ve ateşli silahlarla cevap veren teröristler arasında sıcak çatışma çıktı. Yaklaşık 1 saat süren çatışma sonrası 3 terörist, silahlarıyla birlikte ele geçirilirdi. Teröristlerle birlikte bir M16, iki kaleşnikof ve çok sayıda mühimmat ele geçirildi. Öte yandan, Siirt’in Eruh ilçesine bağlı Yassıdağ bölgesinde güvenlik güçleri ile terör örgütü PKK mensupları arasında çıkan çatışmada ise 7 terörist silahlarıyla birlikte ölü olarak ele geçirildi. Siirt Valiliği’nden yapılan açıklamaya göre, 24 Mayıs 2007 tarihinde Siirt 3’üncü Komando Tugay Komutanlığı’na ait askeri konvoya uzaktan kumandalı patlayıcı madde tuzaklayarak 6 güvenlik görevlisinin şehit edilmesinin ardından başlatılan operasyonlar kapsamında, Şırnak’ın Güçlükonak ilçesi ile Siirt’in Eruh ilçesi Yassıdağ bölgesinde teröristler ile temas sağlandı. Dur ihtarına ateşle karşılık veren teröristler ile çıkan çatışma sonucunda 7 terörist silahlarıyla birlikte ölü olarak ele geçirildiğibelirtildi. Operasyonlar sürüyor.
00N/A

Mustafa Kemal Atatürk, the founder of the Turkish
Mustafa Kemal Atatürk, the founder of the Turkish Republic and itsfirst President, stands as a towering figure of the 20th Century. Among the great leadersof history, few have achieved so much in so short period, transformed the life of a nationas decisively, and given such profound inspiration to the world at large. Emerging as a military hero at the Dardanelles in 1915, he became the charismaticleader of the Turkish national liberation struggle in 1919. He blazed across the worldscene in the early 1920s as a triumphant commander who crushed the invaders of hiscountry. Following a series of impressive victories against all odds, he led his nation tofull independence. He put an end to the antiquated Ottoman dynasty whose tale had lastedmore than six centuries - and created the Republic of Turkey in 1923, establishing a newgovernment truly representative of the nation's will. As President for 15 years, until his death in 1938, Mustafa Kemal Atatürk introduced abroad range of swift and sweeping reforms - in the political, social, legal, economic, andcultural spheres - virtually unparalleled in any other country. His achievements in Turkey are an enduring monument to Atatürk. Emerging nationsadmire him as a pioneer of national liberation. The world honors his memory as a foremostpeacemaker who upheld the principles of humanism and the vision of a united humanity.Tributes have been offered to him through the decades by such world statesmen as LloydGeorge, Churchill, Roosevelt, Nehru, de Gaulle, Adenauer, Bourguiba, Nasser, Kennedy, andcountless others. A White House statement, issued on the occasion of "The AtatürkCentennial" in 1981, pays homage to him as "a great leader in times ofwar and peace". It is fitting that there should be high praise for Atatürk, anextraordinary leader of modern times, who said in 1933: "I look to the world withan open heart full of pure feelings and friendship". Atatürk's Life National Liberator Founder of the Republic Legal Transformation Social Reforms Economic Growth The New Language Women's Rights Strides in Education Culture and the Arts Peace at Home, Peace in the World UNESCO Resolution on the Atatürk Centennial
00N/A

atatürk ve türk kadını
Kadın hakları ve kadınların erkeklerle eşitliği konusunda geçen asırdan itibaren batı ülkelerinde ve toplumlarında yoğun mücadelelerin verildiği ve özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere' nin bu mücadelelerin en şiddetlilerini yaşadığı bilinmektedir. Ülkemizde, gerek Osmanlı İmparatorluğu ve gerek Cumhuriyet döneminde kadınlarımızın kendi hakları konusunda, batı ülkelerindekine benzer şekilde mücadele ettiklerini söylemek mümkün değildir. Ama biz kadınlara birçok batı ülkesinden daha evvel bu hak Atatürk tarafından verilmiş ve hatta adeta sunulmuştur. Cumhuriyet Dönemi ve Kadın Hakları teokratik bir devlet yapısının ve kadın haklarının kısıtlı olduğu bir toplum düzeninin olduğu Osmanlı İmparatorluğu' ndan, kadın-erkek eşitliğinin kabul edildiği modern Türkiye Cumhuriyeti' ne geçiş, bir çok devrimler ile mümkün olabilmiştir. Bu devrimler içinde, kadınların erkekler ile eşit toplumsal varlıklar olarak toplum içinde yerlerini almaları bir uygarlık aşamasıdır ve Atatürk Devrimleri' nin en önde gelenlerinden birisidir. 1926 yılında Büyük Millet Meclisi tarafından kabulle yürürlüğe giren ve Türk kadınlarını "şeriat" zincirinden kurtaran Medeni Kanun ile, Türk kadınına bin yıl evvel kaybettiği hakların iade edilmesinin temeli oluşmuştur. Artık kadın güçlenmeye, kişiliğini bulmaya başlamış ve erkeğinin yanında sosyal faaliyetlere katılmaya hazırdır. Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Haklarının Verilmesi Medeni Kanun ile erkeklerle eşit haklara sahip olan Türk kadınına, 3. TBMM tarafından 3 Nisan 1930' da kabul edilen bir yasa ile belediye seçimlerine katılma hakkı tanınmıştır. 1931 yılında da Türk kadını ilk kez tıp dünyasında varlığını göstermiş ve ilk kadın cerrahımız çalışmaya başlamıştır. 4 Mayıs 1931' de ilk toplantısını yapan IV. TBMM tarafından 26 EKim 1932' de kabul edilen bir yasa ile Türk kadınına muhtar, köy ihtiyar kurulu üyeliğine seçilme ve seçme hakkı tanınmış; ertesi yıl da, 8 Ekim 1934' de kabul edilen ve 5 Aralık 1934'de yürürlüğe giren bir başka yasa ile kadın-erkek eşitliği alanında bütün haklar, "Kadınlara Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı" nın tanınmasıyla verilmiş oluyordu. Atatürk' ün Kadın Hakları Konusundaki Görüşleri ve Gerçekleştirdikleri, bugün dünya aydınlarının ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı 'nın yaymaya çalıştığı kadın hakları ile ilgili görüşler, Atatürk tarafından çok önceleri dile getirilmiş ve çoğunlukla da uygulama alanına sokulmuştur. Atatürk, Cumhuriyet' in ilanından dokuz ay önce Şubat 1923 'de şöyle demiştir: "Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun, bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organı işlemezse, o sosyal toplum felçlidir." Atatürk, çağdaş bir düşüncenin ürünü olan bu sözleriyle kadının toplumdaki yerini belirlemiştir. Atatürk' ün Türk kadınına beslediği sevgi ve saygı, Kurtuluş Savaşı' ndaki gözlemleri ile iyice perçinleşmiştir. 1923 yılında Konya' da yaptığı bir konuşmada, bu hissiyatını büyük bir içtenlikle dile getirir. "Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim, diyemez. Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakar, o ilahi Anadolu kadını olmuştur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı, şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim." Atatürk 30 Mart 1923' de Vakit Gazetesi' nde yayınlanan bir beyanatında; "İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı göklere yükselebilsin?" Türkler tarih boyunca, babaerkil denilen aile yapısını gönüllerine yerleştirememişler ve benimseyememişlerdir. İşte Atatürk, milletin geçmişindeki ve özünde var olan fakat özlem haline getirilmiş bir hakkı, bir duyguyu devlet varlığına geçiren devrimci olmuştur. "Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın" diyerek, yaptıklarının gerekçesini az, öz ve muhteşem bir ifade ile belirtmiştir. Kadınların giysileri de Atatürk' ün üzerinde çok önemle durduğu bir başka konu olmuştur. Bu konuda Atatürk, 1 Eylül 1925' de İkdam Gazetesi' nde yayınlanan bir beyanatında şöyle dedi: "Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başında bir bez, peştemal veya buna benzer birşeyler asararak yüzünü, gözünü gizler ve yanından geçen erkeklere karşı arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın manası neye delalet eder? Medeni bir millet anası, bir millet kızı için bu garip şekiller, bu vahşi vaziyet nedir? Bu hal milleti çok gülünç gösterir ve derhal düzeltilmesi lazımdır". 1925 yılında İnebolu gezisinde Atatürk, örtünen kadınlarla ilgili şunları söyledi: "Onlar yüzlerini cihana göstersinler ve gözleri ile cihanı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak hiçbir şey yoktur. Önemli olarak şunu ihtar edeyim ki, bu halin muhafazasında inat ve taassup, hepimizi en az kurbanlık koyun olmak istidadından kurtaramaz.." 31 Temmuz 1932' de Türkiye güzeli Keriman Halis' in, Belçika' da yapılan yarışmada dünya güzeli seçilmesi üzerine Atatürk O'na "Ece" ünvanını verir ve Türk kadınına şöyle seslenir: "Şunu ilave edeyim ki! Türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihten bildiğim için, Türk kızlarından birisinin dünya güzeli seçilmiş olmasını çok tabii buldum. Fakat Türk gençlerine bu münasebetle şunu hatırlatmayı da lüzumlu görürüm: Övünç duyduğumuz tabii güzelliğinizi fenni tarzda muhafaza etmesini biliniz ve bu yolda uyanık olunuz ve bu gelişmelerin aralıksız gerçekleşmesini ihmal etmeyiniz. Bununla beraber, asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, analarınızın ve atalarınızın oldukları gibi, yüksek kültürde ve yüksek faziletle dünya birinciliğini elde tutmaktır." Atatürk, 18 Nisan 1935' de kendisinin himayesinde İstanbul' da toplanan ve aralarında ünlü nükleer fizikçi Madam Eve Curie' nin de bulunduğu, dünyanın dört bir yanından gelen kadınların katıldığı "Milletlerarası İlk Kadın Kongresi" delegelerine şöyle seslenir: "Türk kadınının dünya kadınlığına elini vererek, dünyanın barış ve güveni için çalışacağına emin olabilirsiniz." Ulu önder, Türk kadınlarının hiçbir alanda erkeklerden ve Avrupalı kadınlardan geri kalmayacakları yolundaki inancını da şu sözleriyle belirtmiştir: "Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip, donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım." Türk toplumunun gelişip yükselmesinde aile yapısının önemine inanan Atatürk, şöyle demektedir: "Bu millet esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk milleti öyle analara sahiptir ki her bir devrin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını daha büyük nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir." Türk kadını, yüzyıllardır özlemini çektiği haklarına sahip olmada; en azimli, inançlı ve güçlü desteği Atatürk' ten almış ve çağdaş ülke kadınlarının önüne geçmiştir. Örneğin; İtalya' da kadınlar ancak 1948 yılında seçimlere girebilmişler. Japon kadınları ise seçim haklarını ancak 1950 yılında alabilmiştir. Medeni Kanun' ları aldığımız İsviçre' de ise, kadınlar haklarını 1971 yılına kadar alamazken, çağdaşlamada örnek aldığımız İsveç ve Danimarka gibi ülkelerde de durum farklı değilken, Türk kadınına 1935 yılında seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Bu vesile ile bakın Atatürk nasıl seslenir: "Bu karar, Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. Türk kadını, evdeki medeni mevkiini selahiyetle işgal etmiş, iş hayatının her safhasında muvaffakiyetler göstermiştir. Siyasi hayatla, Belediye seçimleriyle tecrübe kazanan Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda, kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu selahiyet ve lihakatle kullancaktır." Atatürk hayatta iken yapılan son seçim olan, 1935 yılı seçimlerinde ilk kez seçilme hakkını da kullanan Türk kadını, TBMM' ne onsekiz kadın milletvekili ile girmiştir. Bu onsekiz Türk kadının yüce meclisin çalışmalarına ne ölçüde katkıda bulundukları ve kararlarında ne denli etkili oldukları meclis tutanakları ile sabittir. Ayrıca kişisel tutumları da övünç vesilesi ve geleceğe olan inançları kuvvetlendirici mahiyette olmuştur. Atatürk' ün, çağı ve değişeni değil, değişecek zamanı milletine göstermesi, kadın hakları ve kadın-erkek eşitliği konularında, "BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi", "İnsan Hakları Sözleşmesi" gibi konular, daha insanlık tarihinin ufkunda bile görünmemişken Türk Kadınına, haklarını vermesinin değeri daha iyi anlaşılır. Bağımsızlık mücadelesi yapan ülkeler nasıl Atatürk' ü örnek bir lider almışlarsa, kadın hakları uğruna uğraş ve savaş verenler de, onu bir devrimci olarak aynı şekilde örnek almak durumundadırlar. Çünkü bütün insanlık tarihi boyunca, tarihin hiçbir döneminde, hiçbir lider kadın hakları konusunda Atatürk kadar önsezili ve öngörüşlü olmamış, onun kadar uğraş ve savaş vermemiştir. Ne mutlu bir Atatürk yetiştiren Türk kadınına, ne mutlu O'na sahip olan Türk milletine...
00N/A

TERÖRLE MÜCADELE
ARKADAŞLAR TERÖRLE MÜCADELE KONUSUNDA GERİDE KALAN 24 YIL BOYUNCA ÇOK DEĞİŞİK DENEMELER YAPILMIŞ AMA HİÇ BİR ZAMAN ALDATICI BAŞARILAR HARİÇ BİR ŞEY ELDE EDİLMEMİŞTİR.BUNUN BENCE BAŞLICA SEBEBLERİ ARASINDA YER ALAN EĞİTİM KONUSUDUR.EĞİTİMDE YETERSİZ KALMIŞ VATANDAŞLARIMIZIN DIŞ GÜÇLER TARAFINDAN NE KADAR ÇABUK KANDIRILIP FARKLI AMAÇLAR DOĞRULTUSUNDA KULLANILDIĞI BİR ÇOK ÖRNEKLE KARŞIMIZDA TABİ TERÖRÜ ÖNLEMENİN YOLU SADECE EĞİTİMDEN GEÇMEYECEĞİ GİBİ ASKERİ GÜCÜMÜZÜN ONLAR ÜSTÜNDE BÜYÜK BİR BASKI YARATMASINI GEÇEN HÜKÜMETLER VE BU HÜKÜMET DEĞİŞİK YOLLARLA ENGELLEMİŞLERDİR. BUNUN SEBEBİ TABİ Kİ ORADAN SAĞLADIKLARI RANTTAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.İŞTE BU SEBEBTEN DOLAYI TERÖRLE MÜCADELE KONUSUNDA LÜTFEN DİKKATLİ OLALIM BU ÜLKE TERÖR YÜZÜNDEN 300 MİLYAR MADDİ ZARAR YAKLAŞIK YETİŞMİŞ KALİTELİ 30000 İNSANINI ŞEHİT ETTİ.AKLICA PROJELER VE ÇALIŞMALARLA BU KONUYU AŞACAĞIMIZI İNANMALI VE BU MÜCADELE İÇİN ELİMİZDEN GELENİ ESİRGEMEMELİYİZ.HERKESİN AYNI HASSİYETİ TAŞIMASI DİLEĞİ İLE...
00N/A

''SIFATINI'' SİZ KOYUN...
Herkes bir degisik hitap ediyor bu bebek katili,aşşagalık,şerefsiz,bölücü başına!!! Simdiii SAYGIDEGER ŞEHIT ANNELERİ,BABALARI,ŞEHIT EVLATLARI, AKRABALARI ve SEVGİLİ VATANSEVER KARDEŞLERİM 'SIFAT'INI SİZ KOYUN...
117When: 7/27 11:17a

In: 'SIFTINI' SIZ KOYUN..

By: maria melissa buttonyan

GİZLİ SERVİS OYUNU NE DEMEK???
ARKADAŞLAR BU ÜLKEDE BİLİNÇSİZLİĞİN YARATTIĞI BİR ÇOK YANLIŞIN ARASINDA ÖNEMLİ OLAN BİRİ DAHA VAR Kİ BİZİ BİZİM DUYGULARIMIZLA OYNAYARAK EGALE ETMELERİDİR.ARKADAŞLAR BU ÜLKEDE YILLARDIR HABERLER DE İZLEDİĞİMİZ MANİSA DA ALTIN MADENİN AÇILMASINI ENGELLEYEN KÖYLÜLER, BASIN MENSUPLARININ HÜKEMET LİDERLERİNİN ARKASINDA KOŞARAK BU ÜLKEDE PETROL VE DOĞAL GAZ VAR MI DİYE SORARAK HABER YAPTIKLARI KONULARIN ALTINDA BÜYÜK GERÇEKLER YATMAKTADIR. AMA BUNU GÜN IŞIĞINA ÇIKARMAYA ÇALIŞAN ÇOK AZ İNSAN VARDIR.ÖNECELİKLE ALTIN MESELESİNE GELİRSEK YILLARCA ALMAN GİZLİ SERVİSİNİN MANİSADA SİYANÜRLE TİLKİ ÖLDÜRÜP HALKI KIŞKIRTTIĞI DUYGULARI İLE OYNADIĞI PARASI İLE İNSANLARIN GEÇİCİ İHTİYAÇLARINI KARŞILAYARAK İSTEDİĞİNİ YAPTIRDIĞI KONUŞULMAMIŞTIR.ÇÜNKÜ ALMANYA ALTIN DA KENDİNE RAKİP ÇIKMASINI ENGELLEYECEK. ALTIN REZERVİNİ İSTEDİĞİ SEVİYEDE TUTACAK ALTINDAN ELDE EDİLCEK PASTAYI PAYLAŞMAYACAKTIR.İKİNCİ OLARAK ARABİSTAN İRAN VE IRAK BOYUNCA HİÇ YÖN DEĞİŞTİEMEYEN GELEN DOĞAL GAZ VE PETROL NEDENSE TÜRKİYE SINIRLARINA GELDİĞİNDE DİREK ÇARK EDİP AZARBEYCAN TARAFINA KAYMAKTADIR TÜRKİYEDE PETROL DOĞAL GAZ YOK DENMEKTEDİR.TABİ YİYENE ÇÜNKÜ TÜRKİYEDE Kİ PETROL VE DOĞALGAZIN ORTAYA ÇIKMASI ÖENCELİKLE ABD SONRADA AVRUPA ÜLKELERİNİN İŞİNE GELMEYECEKTİR NEDEN BU SORU DA KOLAY AVRUPANIN VE ABD NİN SAHİP OLMADIĞI Bİ HAZİNEYİ TÜRKLERİN SAHİP OLMASI ONLARI KORKUTACAKTIR.BU SBEBLE YILLARCA HÜKÜMETLER ARACILIĞI İLE DE BU ÜLKEDE Kİ MADEN ZENGİNLİĞİ SAKLANMAKTA VE İŞLER HALE GETİRLEMEMETEDİR.ÇALIŞAN ENDER MADEN İŞLETMELERİDE YABANCILARA YOK PAHASINA PEŞKEŞ ÇEKİLMEKTEDİR.ARTIK UYANIN LÜTFEN BU ÜLKEDE MOSSAD, CIA, KGB VE MI5 GİBİ GİZLİ SERVİSLERİN OYUNLARINA SON VERİN KANMAYIN BU TÜRKİYE DÜŞMANLARINA KİRLİ EMELLERİNE ALET OLMAYIN ARTIK DIŞ GÜÇLERE BOYUN EYECEK HÜKÜMETLER SEÇMEYİN SAHİP OLDUĞUMUZ DEĞERLERİN HEPSİNİ ORTAYA ÇIKARTALIM BİZ ÇOK SOYLU BİR MİLLETİZ TARİHDE HEP YAPTIĞIMIZ GİBİ ATALIM TOKADIMIZI YÜZLERİNE BU KONUDA ARTIK LÜTFEN DUYARLI OLALIM VATANSEVERLİĞİMİZİ BU ŞEKİLDE GÖSTERELİM BAŞKA YOLLARDA KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM...
10When: 7/08 4:07p

In: YAZININ SORUMLULUK S..

By: serhan seyhan

TANIŞALIM-GEZELİM-EĞLENELİM:)))
SEVGİLİ VATANSEVERLER AİLESİ, BİR MÜDDETTİR HEP BİRLİKTE GÜZEL BİR DOSTLUK YAKALADIK.İSTEDİKKİ BU SANALDA KALMASIN.DETAYLI BİLGİ FORMUN İÇİNDEDİR!!LÜTFEN BAKIN!!!
16When: 6/14 2:37a

In: İÇERİK:))İLK DURAK İ..

By: doğan cenik

tonyukuk25 kardeşimden alıntı
…yine şehit verdik, ayaklanan Türk halkı yine coplandı, biber gazı yedi, itildi, tekmelendi.. Erzurum’da ilk şehit haberiyle birlikte 10BİN’ler yürüdü. İk tepki her zaman ki gibi DADAŞ’lar diyarından geldi. İki yürekli adam DTP binasına girmiş binada ne varsa camdan aşağı fırlatıyordu. Kimsede çıt yok. (Demokrasi, İnsan Hakları, Halkların Kardeşliği, bu yabani yalanlar Pkk için sarfedilen sözlerdi). Binlerce DADAŞ Mahalle Başı semtinde ki DTP binasına yönledi.. Barikatlar, Panzerler, Robocoplar da bu alana yerleştirildi. Ve tek yürek olmuş dadaşlar yine coplandı, biber gazı yedi, itildi, tekmelendi. İlerleyen saatlerde Trabzon’dan haber geldi, orada da durum aynıydı gözlerde yaş, ellerde TÜRK bayrakları, istikamet DTP binası. Sonra İstanbul, Yozgat, Elazığ, Kayseri derken yurdun dört bir yanından insanlar yaşlı gözleriyle sloganlar atıyordu. ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ!, Hedef yine aynıydı. DTP binaları. Minik yavrular bir ellerinde Türk bayraklarını sallarken diğer elleriyle ağabeylerinden gördükleri bozkurt işaretini yapıyorlardı. Gözlerde yaş, yüreklerde sızı. Yürümekte zorlanan bir dede! Sesi çıkmıyordu, hıçkırıklara boğulmuştu, Gözlerine baktım, gözeri haykırıyordu. Haykırıyordu bozuk düzene…… Olur mu ulan, bu millete yapılır mı bu............. Allah’ım, Allah’ım sen bu Aziz Türk Milletinin göğsündeki imanı almadığın müddetçe bu milleti kim yıkabilir! Gözlerimde yaş var şu an! ...peki neden DTP binaları TÜRK halkının hedefindeydi?.. Çünkü! DTP PKK’yı terör örgütü olarak tanımıyordu. Çünkü! DTP’ li Zana Ülkenin Bölünmesini istiyordu. Çünkü! DTP’ liler Terörist A.Öcalan Canisine özgürlük istiyorlardı Çünkü! DTP Belediyeleri Terörist leşlerine seferber oluyordu. Çünkü! DTP açık, aleni olarak KÜRDİSTAN istediklerini beyan ediyorlardı. Çünkü! Çünkü! Çünkü! Çünkü! Çünkü! Çünkü! Çünkü! Çünkü! Çünkü! Çünkü! Bu gün DTP yi Terör listesine almayan Türkiye Cumhuriyetinin Yöneticileri: Kanımız Yerde Kaldı! Hem de 35Bininci Kez… ÇÜNKÜ TÜRK HALKI DTP Yİ TERÖRİST OLARAK GÖRÜYOR! Selam ve Dua ile Yaratıcıya hamd olsun. Tonyukuk
00N/A




VATANSEVERLER





Founded: 5/22/2007
Members: 4,759





Join Group



 







PerfBoard
View Your Posts | Post | View All


7/06 8:33a
yardım
UF UK