PerfSpot     
Login / Join Now        International







About MODADA ÖZGÜN STİL TOPLULUĞU



MODAModa, “insanların değişiklik arama ve yeni biçimler ortaya koyma tutkusudur”. Daha geniş anlamda tanımlanırsa “toplumdaki süslenme ve değişiklik arama ihtiyacından doğan geçici bir yeniliktir” denilebilir. Örnekleri; giyim, saç modeli, mobilya, yabancı dil modalarında görülür.Giyimde, ilk çağlarda ilkellik, daha sonraları işlevsel nitelik, toplumsal sınıflaşmanın sonucu olarak da kişiler arasında giyim ayrılıklarının doğduğu görülür. İnsanlar arasında iş bölümünün gerçekleşmesi, avcılığın, bu da hayvan postlarının gelişmesine ve kullanımına sebep olmuştur. Derilerin değerlendirilmesi, tüylerin eğrilmesi ve bunlardan yaşam biçimine uygun giysiler yapılmasıyla, işe göre giyinme olgusu ortaya çıkmıştır. Meselâ; tarlada çalışan, avlanan ya da savaşan kişi tabi koşullara göre giyinmiştir. Giderek, toplumdaki sınıflaşma sonucu giyim, kişilerin toplumsal durumlarını sembolize eder niteliğe dönüşünce; köylü, soylu, din adamı, derebeyi, asker vb. durumlarına (mevkilerine) göre giyinmeye başlamıştır.Giyim tarihi ve moda aracılığı ile, milletlerin uygarlık gelişmeleri, ahlak anlayışları, gelenekleri, görenekleri ve ekonomik koşulları tarihi süreç içinde öğrenilmektedir.İlkel ve kültürleri dini temellere dayanan toplumlarda, moda izlerine rastlamak hemen hemen imkansızdır. Uygar toplumlarda ise, yenilikler önceleri yadırgansa bile, sonraları alışkanlığa dönüşmektedir.Moda, giderek ya görenek biçimine dönüşür, ya da kısa bir süre sonra ortadan kalkar. Meselâ; İkinci Dünya Savaşı’nda, Amerikalı askerlerin giydiği Blue-jeans’ler önceleri Avrupalılarca yadırganmış, sonra Avrupa ve Amerika toplumlarının yaşam biçimleri birbirine benzemeye başlayınca, Blue-jeanslar dünya gençliğimin ortak giysisi olmuştur. Diğer yönden, 1930’ların yo-yo oynama modası, 1950’lerin Hula-Hop dansı kısa bir sürede moda olarak yayılmış ve yok olmuştur. Bu modalar kısa bir süre sonra yeniden ortaya çıkabilir. Ancak modacılar günün koşullarına uygun değişikliklerle, eski modayı daha etkileyici ve çağın anlayışına uygun olarak yeniden ortaya çıkarırlar.Modanın önemli bir özelliği de değişkenliğidir. Bunu 1modası eskimiş” ya da “modası geçmiş” deyimlerinden anlamak mümkündür. Giyimin; saç biçimlerinin, mobilyanın teknik yenililerin yayılması bile bir moda niteliğindedir.Modanın etkili araçları, satış kurumları ve reklamdır. Bu kurumlar, zaman zaman ortaya çeşitli yenilikler çıkarmaktadırlar. Bu yeniliklerin tutulup tutulmayacağı, bir başka deyişle moda olup olmayacağı kamu oyunun tutumuna bağlıdır. Bir yeniliğin tutulması ve yayılması, teknik ve ekonomik yönlerinden çok, çoğu kez bu yeniliği ortaya atan kişiye ya da ortaya atılmasına sebep olan olaya bağlıdır. Bu konuda ilginç örnekler verilebilir. Fransa’da 13. Louis döneminde, bir av partisinde attan düşen Matmazel Fontage’nin dağılan saçlarını bir çorap lastiği ile toplaması, o yıl kadınlar arasında “fontage stili” saç modasının doğmasına sebep olur.Erkek ceketlerinin sol yakasındaki iliğin de ilginç bir öyküsü vardır. Prens De Gall’e güzel bir kadın çiçek armağan eder. Prens, değer verme davranışı ile olsa gerek çakısıyla ceketinin sol yakasına bir delik açar v çiçeği oraya takar. Bu İngiliz centilmenliğinin sonucu ortaya çıkan moda, günümüze kadar gelmiştir.15. yüzyılda, Fransa’da mimarlıktaki çizgiler modayı etkilemiştir. Bu dönemde kadınların şapkaları, kiliselerin sivri kulelerinden esinlenerek yapılmıştır.İngiltere’de Elizabeth döneminde moda olan “ruff” yakaları, ilk kez bir İspanyol prensesinin guatrlı boynunu gizlemek amacıyla giydiği söylenir.Mayo adını verdiğimiz deniz giysilerinin ortaya çıkmasına da, kuduz hastalığı sebep olmuştur. 1820’lerde Kuzey Fransa’da deniz banyosu “kuduz köpeğin ısırdığı bir kimsenin iyileştirildiği yer” olarak tanımlanmıştır. Bu iyileştirme yöntemi, özel bir giysi gerektirir. Modasılar, bol paçalı pantolonlarla giyilen kolsuz bol gömlekler yaparlar. O yıllarda bu sebeple yapılan özel deniz giysisi, günümüzde yerini bikini ve tangalara bırakmıştır.Hür ve yalın giyimi kadın dünyasına ilk kez getiren ünlü modacı Chanel’in, gaz ocağı patlaması sonucu uzun saçlarının yanması, yeni bir saç modasının doğmasına sebep olur. Modacı, saçlarını erkek stilinde keserek o gece operaya gider ve tüm ilgileri üstüne çeker. Ertesi gün Paris’li kadınlar berberlerinden “Chanel stili” saç isterler.Kadınların, erkek stili trençkot ve süveter giymesine de Cahanel sebep olur. Yağmurlu bir günde erkek arkadaşının trençkotunu, bir at yarışında da jokeyin süveterini giymesi kadınlar arasında ilk kez trençkot ve süveter giyme modasına yol açar.Mini eteğin yaratıcısı Mark Quant’ın, moda dünyasını alt üst eden mini eteğin hikayesi de şöyledir. Atölyesinde çalışan genç kızlardan biri, eteğini ütülerken yakar, yanan bölümü keserek eteği kısacık bastırır. Bu kısacık eteğin verdiği esin, Mark Quant’ı bir anda üne kavuşturur. Genç modacı, milyonlarca kadını mini eteklerinin peşinden sürükler. Tepki duyanlar bile denemekten kendilerini alamazlar.19. yüzyılın ikinci yarısından önce, bugünkü anlamada bir modadan söz etmek güçtür. İkinci endüstri inkılabıyla, toplumda giyim anlayışı da değişmiştir. Özellikle Fransızlar için moda, her türlü gelenek ve göreneğin ötesinde bir alışkanlık olmuştur. Toplumda uzun süren modalar ise, iyice yerleşerek geleneksel niteliğe dönüşmektedir. Çin’de keçe terlik giyme geleneğinden, ipek böceği yetiştiricilerinin yürürken gürültü yapmama kaygısından kaynaklandığı söylenir.Moda yaratıcıları sürekli yenilikler yaratan, alışılmış kurallara bağlı olmayan kişilerdir. Ortaya attıkları yenilikler, toplumca benimsendikten sonra, başka bir yenilik yaratırlar. Kısa süren moda yenilikleri, bir süre sonra yepyeni bir biçimde ortaya yeniden çıkar. Meselâ: 1937’lerde giyilen vualetli şapkalar, 1947-1948’lerde yeniden moda olmuştur. Bu romantik şapkalar 1979 yılında yine ortaya çıkar.Modanın bir başka özelliği de geçmişin uzun süren modalarının, daha sonra toplam katmanlarını yukarıdan aşağıya doğru yansıtmasıdır. Meselâ; 19. yüzyılda soyluların giydiği frak’lar, 20. yüzyılda garsonların giysisi olmuştur. Yine soyluların giydiği görkemli giysileri, bugün köylüler şenliklerde giymektedir.Moda dalgalanmalarında, bir modanın etkisine karşı çıkmak, hemen hemen imkansız gibidir. Ancak bir modanın yerini bir başka moda alabilir.Ünlü kişiler modayı değişik biçimlerde yorumlamışlardır. Alman filozofu Kant; ahlak açısından değerlendirdiği modayı “temelinde kendini beğenmişlik ve bencillik olan bir taklitçilik” olarak tanımlar.Ünlü ressam Leonardo Da Vinci, modayı “bir çılgınlık” olarak nitelendirir. Thornstein Veblen ise, modanın “gereksiz ve nedensiz bir tüketim sembolü” olduğunu söyler.Modacı Poiret, modayı “insanların bir süre sonra beğenerek giydikleri bir şeyi, kısa bir süre sonra gülünç bulacaklarını bildikleri halde, vazgeçemedikleri korkunç bir salgın” olarak görür. Giyim ve Modayı Etkileyen FaktörlerGiyimi; ilkçağlarda insanlar, toplumdaki sınıf ayrılıkları ve iklim, ortaçağda savaşlar, ülkelere salgınlar, göçler ve milletlerarası ticaret etkilemiştir. Çağımızda turizm ve teknolojik gelişmeler de önemli etkenlerdendir.Ortaçağda savaş ve göçler, milletlerarası ticaretin gelişmesi giyimi oldukça çok etkilemiştir. Savaşta yenen milletin, ekonomik yönden güçlenmesi, kral saraylarında ve varlıklı sınıflarda etkisini göstermiş bu da sürekli moda değişmelerine sebep olmuştur. Bu kesimin pahalı ve gösterişli giysileri sonraları halkı da etkilemiştir.Barbarların Kuzey ve Güney Avrupa’yı ele geçirmesi, Müslümanların Kuzey Afrika’daki Bizans topraklarını alarak, İspanya’ya geçmeleri, bu milletin kültürleriyle birlikte gelenek ve göreneklerinin de taşınmasına sebep olmuştır. Fransa’yı ele geçirerek, Fransa’nın kurucusu olan Frank’lar, modanın yaratıcısı olmuşlardır. Yüzyıllar boyunca ve günümüzde de Paris, yine moda merkezi olmayı sürdürmüş ve sürdürmektedir.Modayı etkileyen en önemli etkenlerden biri de ekonomik etkenlerdir. Milletlerin bolluk ve kıtlık dönemleri modayı büyük ölçüde etkilemiştir. Savaşların yarattığı ekonomik koşullar oldukça önemlidir. Savaş ve kıtlık dönemlerinde eteklerin kısalması, az kumaş gerektiren modellerin seçilmesi bir rastlantı değildir. Ülkelerin barış ve bolluk dönemlerinde ise gösterişli giysilerin giyilmesi, pahalı ve bol kumaş tüketimi kısacası moda savurganlığı da ekonomi etkeni sonucudur.Toplumu sarsan önemli olaylarla, olayları yaratan kişilerde modayı ve moda tasarımcılarını etkilemektedir. Giyim ve modanın evriminde yepyeni bir moda akımına ender rastlanır. Modacılar genellikle geçmişteki stilleri değiştirerek yeni bir yorumla ortaya çıkarırlar. Aşağıda verilen örneklerle, ilgi çeken ve tekrarlanan moda olayları bunu kanıtlamaktadır.Mısırlılar, kadına ilgi çekiciliği veren ilk toplumdur. Kadın modası ilk kez Mısır’da başlamıştır da denilebilir. Perukayı ve mutluluk anlamına gelen tekerlek biçimini ilk kez Yüzük olarak Mısırlılar kullanmıştır. Göz makyajı (far) ilk kez Mısırlı kadın ve erkeklerde görülür. 1978’lerde gençlerin giyiminde moda olan çift kemer, önce Ispartalı kadınlar tarafından kitonların üstünde, daha sonra da 6. Louis döneminde Fransa’da erkek giyiminde kullanılmıştır.Ortaçağda Haçlılar, batı dünyasına doğunun modasını getirmişleridir. Düğme, 13, yüzyılda haçlılar tarafından getirilerek, kopçanın yerini almıştır.Günümüzde çok kullanılan ve yararlı bir işlevi olan çizme, ilk kez Roma ve Bizans döneminde giyilmiş, sonra çeşitli tarihlerde uzun, kısa, körüklü, kopçalı, düğmeli, fermuarlı biçimlerde kullanılmıştır.12. yüzyılda İskoçyalı erkeklerin giydiği “kilt” adı verilen pilili, ekose etekler, günümüzde “İskoç etek” adıyla bir çok ülkede kadın ve çocuk eteği olarak beğeniyle giyilmektedir.





Albums
View All







Members
View All







Videos: MODADA ÖZGÜN STİL TOPLULUĞU
View All







Forums
Create New Forum


No Forums Found.




MODADA ÖZGÜN STİL TOPLULUĞU





Founded: 5/22/2007
Members: 5





Join Group



 







PerfBoard
View Your Posts | Post | View All


No entries found.